Dersler

TRAFİK


Trafik Görevlisinin İşaretleri

Trafik
görevlisinin her iki kolunu veya sağ veya sol kollarından birini yere paralel olarak yana açtığı durumda; kollar doğrultusundaki araçlara geç, ön ve arka doğrultusundaki araçlara dur, demektir.
Trafik görevlisinin sağ veya sol kolundan birini havaya kaldırması durumunda, bütün yönlerdeki araçlara dur demektir.
Görevli kişinin kırmızı ışığı sallaması, ışığı yönelttiği doğrultudaki karayolunu kullananlar için dur demektir.
Görevli kişinin kısa sesli tek veya fasılalı düdük işareti uyarma, uzun sesli tek veya fasılalı düdük işareti dur demektir.

Işıklı Trafik İşaretleri

Kırmızı Işık : Aksini gösteren bir işaret yoksa hiçbir yöne hareket edilemez, durulur.
Kırmızı-Sarı Işık :Yol trafiğe açılmak üzeredir, harekete hazırlanılır.
Yeşil Işık : Yol trafiğe açıktır, durmadan geçilir.
Sarı Işık : Yol trafiğe kapanmak üzeredir, emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan araçlar geçebilir, diğer araçlar durmak zorundadır.
Fasılalı Yanıp Sönen Sarı Işık : Uyarı anlamındadır. Bu yerin yavaş ve dikkatli geçirilmesini bildirir.
Fasılalı Yanıp Sönen Kırmızı Işık : Mutlak bir duruş yapılmasını ve gidilecek yolun açık ve müsait olduğu görüldükten sonra yeniden hareket edilmesini bildirir.
Işıklı Oklar : Dönüşleri düzenler. Ok yönünde dönüş yapacak olan sürücülerin ışıklı okun yeşil yanmasını beklemelerini bildirir.

Trafik İşaret ve Levhaları
Tehlike uyarı işaretleri
Trafik tanzim işaretleri
Bilgi işaretleri
Duraklama ve park işaretleri
Otoyol işaretleri.

Yol çizgileri
Kesik Yol Çizgisi
: Kurallara uymak şartıyla öndeki araç geçilebilir, şerit değiştirilebilir.
Devamlı Yol Çizgisi : Bu çizgi boyunca hiçbir sebeple öndeki araç geçilemez, şerit değiştirilemez.
Kesik ve Devamlı Yol Çizgisi :Bu çizgi boyunca araca yakın olan çizginin anlamına göre hareket edilir.
Yan Yana İki Devamlı Yol Çizgisi : Bu çizgi taşıtyolunu bölünmüş yol durumuna getirmiştir. Ayrıca (refüj) anlamındadır.
Park Yeri Çizgileri : Araçların duracakları yerleri belirlemek amacıyla park yerlerine çizilen çizgilerdir.
Yaya Geçidi Çizgileri : Yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak amacıyla taşıt yolu üzerine çizilen çizgilerdir.
Yön Okları: Özellikle kavşak yaklaşımlarında gidilecek veya dönülecek yöne göre uygun şeride girilmesini gösteren çizgilerdir.
Azami Hız Sınırı: Taşıtyolu üzerine yazılan sayılar bu yol kesimindeki azami hızı gösterir.
Sarı Renkli Çizgiler : Sarı çizgilerin beyaz çizgilere üstünlüğü vardır. Sarı yol çizgilerinin kurallarına uyulur.
Park Yasağı Çizgileri : Park etmenin yasaklandığı kesimlerde bordür taşlarına veya kaplama üzerine çizilen çizgilerdir.

Karayolunda araç sürme yasağı
Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olarak karayolunda araç sürmek yasaktır. Bu hükme uymayanlar derhal araç kullanmaktan men olunur ve mahkemeye sev ekidir.Mahkemece hafif para, hafif hapis ve sürücü belgesinin iptali ile cezalandırılır.
Hususi otomobil sürücüleri kanlarındaki alkol miktarı en çok 0.50 promil olacak kadar alkol alarak araç kullanılabilirler. Diğer araç sürücülerinin alkollü araç kullanmaları yasaktır. Bu kurala uymayanlar derhal araç kullanmaktan men edilir, para ve puan cezası ile cezalandırılırlar.
Sürücü belgesi olmayanların veya sürmeye yetkili oldukları araçlar dışındaki araçları karayolunda sürmeleri yasaktır.
Ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan motorlu araç sürücülerinin veya bir yarar karşılığında sürücülük yapanların 24 saatlik herhangi bir süre içinde; toplam olarak 9 saatten ve devamlı olarak 5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır. Otobüs, kamyon ve çekici araçlarında çalışma, sürme,dinlenme sürelerinin tespiti takograf cihazı ile yapılır.

Karayolunun kullanılması kuralları
Aksine bir işaret bulunmadıkça bütün sürücüler araçlarını
Gidiş yönüne göre yolun en sağından sürmek
Çok şeritli yollarda, yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek
Şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritteki araçların emniyetle geçmesini beklemek
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek
Gidişe ayrılan şeritlerden en soldakini sürekli olarak işgal etmemek
İki yönlü dört veya daha çok şeritli yollarda, aksine bir işaret bulunmadıkça motosiklet, otomobil, minibüs, kamyonet ve otobüs dışındaki araçları sürenler, geçme ve dönme dışında, en sağ şeritten sürmek zorundadırlar.
Geçme, dönme, duraklama ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri
İki şeridi birden kullanmaları
Kavşaklara yaklaşırken yerleşim yerleri dışında 150m. yerleşim yerleri içinde 30m. mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri
İşaret vermeden şerit değiştirmeleri
Bölünmüş yollarda, karşı yönden gelen trafik için ayrılmış yol bölümüne girmeleri
Dört veya daha fazla şeritli ve iki yönlü yollarda, karşı yönden gelen trafik için ayrılan yol kısmına girmeleri
İki yönlü ve üç şeritli yollarda en sol şeride girmeleri, yasaktır.

Hız kuralları
Sürücüler, hızlarını;
Kullandıkları aracın cinsine,
Yük durumuna,
Yol durumuna,
Hava ve görüş durumuna,
Trafik durumuna göre ayarlamak zorundadırlar.

Azami hız sınırları

Aracın Cinsi

Yerleşim Yeri İçi

Yerleşim Yeri Dışı

Otomobil

50 km/s.

90 km/s.

Minibüs, Kamyonet,Otobüs, Kamyon

50 km/s.

80 km/s.

Arazi taşıtı, motosiklet.

50 km/s.

70 km/s.

Tehlikeli madde veya Özel yük taşıyan araç.

30 km/s.

50 km/s.

LTT, arızalı aracı çeken araç, iş makineleri.

20 km/s.

20 km/s.


Araçlara römork veya yarı römork takıldığında azami hız sınırından saatte 10 km. düşülmesi gerekir. Tehlikeli madde taşımaya mahsus olup, boş olarak trafiğe çıkarılan araçlar, kendi sınıflarına giren araçlara ait hızla sürülebilirler. Servis (ayak) freni bozuk araçları çeken araçlar, saatte 15 km. den fazla hızla sürülemezler.

Sürücüler :

Kavşaklara yaklaşırken,
Dönemeçlere girerken,
Tepe üstlerine yaklaşırken,
Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken,
Devamlı dönemeçli yollarda ilerlerken,
Demiryolu geçitlerine yaklaşırken,
Tünellere yaklaşırken,
Dar köprü ve menfezlere yaklaşırken,
Yapım, bakım ve onarım çalışmaları yapılan yol kesimlerine yaklaşırken, Hızlarını azaltmak zorundadırlar. Aksine bir karar veya işaret yok ise, azami hız sınırı %10'a kadar aşılabilir. Öndeki aracı geçme sırasında geçme şartlarının mecbur kılması nedeniyle hız sınırı aşılabilir, bir suç oluşturmaz.

Takip Mesafesi
Sürücüler, önlerinde giden araçları, kendi araçlarının km. cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre mesafeden takip etmek zorundadırlar. Örneğin, 90 km/s. Hızla giden bir aracın öndeki aracı takip mesafesi 45 m. dir. Takip mesafesi aynı zamanda, takip eden aracın 2 sm. de kat edeceği yol uzunluğu kadardır. Kol ve grup halinde araç kullananlar, araçları arasında diğer araçların güvenle gidebilecekleri açıklıklar bulundurmak zorundadırlar. Bu açıklıkların ölçüsü takip mesafesinden az olamaz. Tehlikeyi madde taşıyan araç sürücüleri, yerleşim yerleri dışında diğer araçları 50 m. den daha yakın takip edemezler.

Öndeki aracı geçme
 Öndeki aracı geçmenin yasak olduğu yerler:
 Geçmenin trafik işareti ile yasaklandığı yerler,
 Görüş yetersizliği olan tepe üstlerine, dönemeçlere yaklaşırken,
 Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken,
 Kavşaklarda ve buralara yaklaşırken,
 Demiryolu geçitlerinde ve buralara yaklaşırken,
 İki yönlü iki şeritli köprü ve tünellerde. Öndeki aracı geçecek sürücülerin;
-Arkadan gelen bir başka sürücünün kendisini geçmeye başlamamış olmasına,
-Geçilecek olan aracın bir başka aracı geçip geçmediğine,
-Geçme için kullanılacak şeridin yeteri kadar ilerisinin görüşe açık ve boş olmasına,
-Geçişin, geçilen araç için bir güçlük doğurmasına, dikkat etmeleri zorunludur.
-Geçme, geçilecek aracın solundaki
-Sol dönüş işareti verilir, geçilecek araç sürücüsü gündüz korna ile, gece selektör ile uyarılır,
-Geçilecek araca takip mesafesi kadar mesafe önce sol şeride geçilir,
-Geçilen araç, geriyi görme aynasından görülünceye kadar geçiş
Sağ dönüş işareti verildikten sonra sağ şeride gidilerek Ancak;
-Sola dönüş yapmak için yolun soluna yanaşan aracın,
-Yolun ortasından giden tramvayların,
-Görev gereği yolun solunda duran geçiş üstünlüğüne sahip araçların, Sağından geçilebilir.

Arkadaki araca yol verme
Geçilen araç sürücüsü, kendisini geçmek isteyen araçların işaretini alınca;
 İki yönlü yollarda taşıt yolunun sağ kenarına yakın gitmek,
 Dörtten fazla şeritli ve bölünmüş yollarda bulunduğu şeridi izlemek,
 Hızını artırmamak,
 Dar taşıt yollarında, trafiğin yoğun olduğu karayollarında yavaş gitmek sebebiyle kendilerini geçmek isteyen araçlara geçme kolaylığı sağlamak, gerekirse yavaşlatmak veya durmak, Zorundadır. Sürücülerin arkadaki araca dönüş ışıklarıyla geç işareti vermeleri yasaktır.

Araçların Manevraları ( Dönüşler)
 Sağa dönüş
a-Dönüş işareti verilir.
b-Sağ şeride veya işaretle dönüş izni verilen şeride girilir.
c-Hız azaltılır.
d-Dar ve kavisle dönülür.
e-Dönüş sırasında ilk geçiş hakkı, karşıya geçen yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere verilir.
 Sola Dönüş
a-Dönüş işareti verilir.
b-Yolun gidişe ayrılan kısmının soluna yanaşılır.
c-Hız azaltılır.
d-Dönüşe başlamadan önce sağdan ve karşıdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkı verilir.
e-Dönüş sırasında ilk geçiş hakkı, karşıya geçen yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere verilir.
f-Girilen yol çok şeritli ise, en sağ şerit dışında uygun bir şerit verilir.
 Dönel Kavşaklarda Dönüş
a-Dönüş işareti verilir.
b-Hız azaltılır.
c-Sol veya geriye dönülecekse, orta adaya yakın şeritten kavşağa girilir.
d-Sağa dönülecekse orta adaya uzak şeritten kavşağa girilir.
e-Girilecek yola yaklaşıldığında sağa dönüş işaretiyle birlikte sağa yaklaşarak dönel kavşaktan çıkılır.
f-Dönel kavşakta geriye dönülecekse, girilecek yola yaklaşıncaya kadar bulunulan şerit muhafaza edilir.
 Geri Gitme ve Geri Dönüşler Sürücülerin; Bağlantı yolları, otoyollar ve tek yönlü yollarda (duraklama ve park manevrası dışında), dar taşıt yollarında geri gitme ve geri dönmeleri, Manevra dışında geriye giderken şerit değiştirmeleri, Trafiği yoğun olan yollarda geriye dönmeleri, yasaktır. Dönüş sırasında araç sürücüleri, yaya ve bisikletliler için yeşil ışık yanmakta iken, yaya ve bisiklet yolundan geçen yoksa veya yayalar uzakta iseler, ilk geçiş haklarını engellememek şartıyla dönüşlerine devam edebilirler.Dönüşlerde, gidilen veya durulan şeridi değiştirmelerde sürücülerin niyetlerini önceden ve uygun bir zamanda ve mesafede, dönüş işareti vererek belirtmeleri, işaretlerini manevra süresince sürdürmeleri mecburidir. İşaret verildiği anda aniden şerit değiştirmek yasaktır.Kamu hizmeti yolcu taşıtlarının duraklara giriş ve çıkışları kolaylaştırmak üzere gerekli hallerde ilerleyen ve bulundukları yerden çıkacak veya şerit değiştirecek olan araç ve sürücüleri, manevralarını geciktirmek zorundadırlar.

 Kavşaklarda ilk geçiş hakkı kuralları
Trafik görevlisi veya ışıklı trafik işaretleriyle yönetilmeyen ve aksine işaret bulunmayan kavşaklarda: Bütün sürücüler, geçiş üstünlüğüne sahip araçlara, Bütün sürücüler, kavşakta doğru geçmekte olan tramvaylara, Doğru geçen tramvay yolu bulunan yola çıkan sürücüler, bu yoldan geçen araçlara, Bölünmüş yola çıkan sürücüler, bu yoldan geçen araçlara, Geçiş yolundan çıkan sürücüler, taşıt yolundan geçen araçlara, Tali yoldan çıkan sürücüler, anayoldan geçen araçlara, Dönel kavşağa giren araçlar, dönel kavşak içindeki araçlara, Motorsuz araç sürücüleri, motorlu araçlara, LTT ve iş makinesi sürücüleri, diğer motorlu araçlara, Araçların da üstünlüklerinin olmadığı durumlarda, soldaki sürücüler, sağdan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.

 Geçiş üstünlüğü
 Geçiş Üstünlüğüne sahip araçlar:
 Cankurtaran (mavi tepe lambası)
 İtfaiye (Kırmızı tepe lambası)
 Zabıta araçları (Mavi tepe lambası)
Trafik zabıtası araçları (Mavi tepe lambası)
 Sivil savunma araçları (Kırmızı tepe lambası)
 Koruma ve korunan araçlar (Mavi tepe lambası) Bu araçlar birbirleriyle karşılaşmalarında, geçiş üstünlüğü hakkı ile kavşaklarda ilk geçiş hakkını, yazılış sırasına göre kullanırlar. Geçiş üstünlüğüne sahip bir aracın duyulur veya görülür işaretini alan araç sürücüleri, bu araçların kolayca ilerlemelerini sağlamak için taşıtyolu üzerinde yer açmak, gerekiyor ise durmak ve bu araçlar tarafından tamamen geçilinceye kadar beklemek zorundadırlar. Bir kavşakta iken böyle bir işaret olan araç sürücüleri, derhal kavşağı boşaltmak ve gerekiyorsa emniyetli bir mesafe uzaklaştıktan sonra geçişi engellemeyecek şekilde durmak ve bu araçlar tamamen geçinceye kadar beklemek zorundadır.

 Gelen trafikle karşılaşma halinde geçiş kolaylığı sağlama kuralları
Tehlikeli eğimli yollarda: İnen araç sürücüleri çıkan araca, Diğer yol kesimlerinde, aksini gösteren işaret yoksa; Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, Otomobil, minibüs, kamyonet, otobüs, kamyon, arazi taşıtı, LTT, iş makinelerini sürenler, yazılış sırasına göre kendilerinden öncekilere geçiş hakkı vermek suretiyle, Geçiş kolaylığı sağlamak zorundadırlar.

 Durma Parketme Kuralları
Gereksiz olarak trafiği aksatacak, engelleyecek ve tehlikeye dönüştürecek şekilde araçların durdurulması yasaktır. Duraklamada Alınacak Tedbirler: En uygun yerin seçilmesi, Bulunulan şeritte en az yer işgal edilmesi, Varsa banketten yararlanılması, Duraklama amacı uzun süre beklemeyi gerektiriyor ise, park etmede alınacak önlemlerin alınması, gerekli hallerde park ışıklarının yakılması. Duraklamanın Yasak Olduğu Yerler: Duraklamanın yasak olduğu trafik işaretiyle belirtilmiş olduğu yerlerde; Sol şeritte, Yaya, okul ve demiryolu geçitlerinde, Kavşaklarda, tünellerde, rampalarda, köprülerde, bağlantı yollarında ve buralara yerleşim yerleri içinde 5 m., yerleşim yerleri dışında 100 m. mesafe içinde, Görüşün yeterli olmadığı tepe üstlerine yakın yerlerde, dönemeçlerde, Otobüs, tramvay ve taksi duraklarında, Duraklayan veya park eden araçların yol tarafındaki yanında, İşaret levhalarına yaklaşım yönünde, yerleşim yerleri içinde 15 m., yerleşim yerleri dışında 100 m. mesafede, Yerleşim yerleri dışındaki karayollarında taşıt yolu üzerinde (zorunlu haller hariç) Duraklamak yasaktır.

 İndirme - Bindirme Kuralları
Araç sürücülerinin; Yolcularını aracın sol tarafından indirip - bindirmesi, Araç durmadan kapı açması, Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmesi yasaktır. Parketmede Alınacak Tedbirler: El frenini Motorun durdurulması, İnişte geri, düz ve çıkış eğimli yollarda 1.vitese takılması, Tekerleklerin sağa çevrilmesi, Takoz bulundurma zorunluluğu olan araçların uygun tekerleğin uygun yönünne takoz koymak, Parketmenin Yasak Olduğu Yerler: Duraklamanın yasak olduğu yerler, Parketmenin trafik işaretiyle yasaklandığı yerlerde, Geçiş yolları önünde ve üzerinde, Belirlenmiş yangın musluklarına her iki yönde 5 m. mesafe içinde, Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını belirten levhalara her iki yönde 15 m. mesafe içinde, Üç veya daha fazla ayrı taşıt yolu olan karayollarında, ortadaki taşıt yolunda ve üç veya daha fazla şeritli yollarda, aksine bir işaret bulunmadıkça gidişe ayrılmış en sağ şerit dışındaki şeritlerde, Parketmiş araçların çıkışına engel olacak şekilde, Geçiş üstünlüğü olan araçların giriş ve çıkışlarının yapıldığı yerleri belirten işaret levhalarına 15 m. mesafe içinde, Kamunun yararlandığı park, bahçe, garaj, sinema, fabrika, atölye, işhanı, okul, hastane v.b. tesis ve işyerlerinin giriş ve çıkış kapılarına her iki yönde 5 m. mesafe içinde, Park için ayrılmamış veya trafik işaretleriyle belirlenmemiş alt ve üst geçitler ile köprüler üzerinde veya bunlara 10 m. mesafe içinde,Belirli kişi, kurum ve kuruluşlara, trafik komisyonları kararları ile ayrılmış olan ve bir işaretle belirlenmiş bulunan park yerlerine (izin verilen araçlar hariç) Zorunlu haller dışında yerleşim yerleri dışındaki karayollarında, taşıtyolu üzerinde, İşaret levhalarında gösterilen parketme süresi veya zamanı dışında.

MOTOR

 MOTOR NEDİR ?

Yakıttan elde ettiği ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinalara motor
denir.

Yakıtlarına göre motorlar, Dizel-Benzin-LPG li olmak üzere ayrılırlar. Benzinli motorun yakıtı benzin; Dizel motorun yakıtı Mazot (motorin); LPG'li motorun yakıtı ise LPG gazıdır.

Silindir diziliş şekillerine göre motorlar sıra tipi, v tipi, yıldız tipi, boksör tipi şeklindedir.

Soğutma sistemine göre motorlar, su soğutmalı ve hava soğutmalı diye ikiye ayrılır.

Yanma sistemine göre motorlar, içten yanmalı ve dıştan yanmalı diye ikiye ayrılır. Araçlardaki motorlar içten yanmalı motorlardır. İçten yanmalı motorlar ise, mazot, benzin ya da motorin yakarlar.

Motorlar, çalışma zamanlarına göre, iki zamanlı ve dört zamanlı motorlar diye ikiye ayrılır.
Benzinli motorlarda ateşleme, sıkıştırılmış benzin-hava karışımının buji ile ateşlenmesi ile olur.

4 zamanlı motorlarda 4 zaman, sırası ile şöyledir: Emme, sıkıştırma, ateşleme (veya genişleme; iş zamanı da denir), egzost.

Enjektörlerden püskürtülerek ateşleme yapılan motorlarda yakıt olarak motorin kullanılır.
Katalitik konvertör kullanılan araçlarda yakıt olarak, kurşunsuz benzin kullanılır.
Bir motorun bazı parçaları şunlardır: marş motoru, piston, segman, piston kolu, silindir kapağı, supap kapağı, eme manifoltu, egzostmanifoltu, silindir gövdesi, silindir gömleği, karter, conta, külbütör, emme supapı, ekzostsupapı, supap iteceği, krank mili, kam mili, volan dişlisi, eksantrik dişlisidir.

Dizel motorda ise bunların dışında, mazot pompası (enjeksiyon pompası) ve enjektör de bulunur.

Benzinli motorlarda, üsttekilerin dışında karbüratör, benzin pompası, buji, disribütör, bobin vardır.

 ATEŞLEME SİSTEMİ



Benzinli motorun ateşleme siteminin bazı önemli parçaları şunlardır:
Akü, kontak anahtarı, endüksiyon bobini, distribütör, buji ile distribütör içinde bulunan platin takımı, alçak yüksek gerilim kabloları kondansatör, tevzii makarasıdır.

Bezinli motorlarda bujinin görevi ateşlemeyi sağlamaktır. Benzinli motorlarda bulunan distribütör' ün en önemli görevleri endüksiyon bobininden gelen yüksek voltajı bujilere dağıtmanın yanı sıra, platin ve meksefe yardımıyla yüksek voltajın oluşumunu sağlamak, ayrıca tevzii makarasıyla da elektrik dağıtımını sağlamaktır.
Endüksiyon bobini aküden gelen voltajı 15.000 - 25.000 volta çıkarır.
Bujilere ateşleme sırasına göre akım dağıtan distribütördür. Motor çalışmazken kontak anahtarı, ateşleme durumunda açık unutulursa platin ya da bobin yanabilir.
Aracın belirli bir km.'sinden sonra bazı parçaları değişmelidir. Bunlardan biri platin ve bujidir. Ateşleme sistemi ayarlarından biri buji ayarı ve diğeri ise platin ayarı ile avans ayarıdır.
Platin meme yapmış ise meksefe (kondansatör) yanabilir. Platin meme yaparsa zımparayla temizlenir.

Motorun çalışması sarsıntılı ise, sebebi buji kablolarından birinin çıkmış olması olabilir.
Benzinli bir motorda normal yanma olmamasının sebeplerinden biri bujilerin normal ateşleme yapmaması,

bir diğeri de platin ayarının bozuk olması ayrıca bujilerin kurum bağlanmış olmasıdır.
Bujiler ayarsız ve aşınmış ise motor çekişten düşer.
Buji ayarları yanlış yapılmış bir aracın egzost dumanı siyahtır.
Motorun egzostundan siyah duman çıkması durumunda karışım oranı da kontrol edilmelidir.

YAKIT SİSTEMİ



Benzinli motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır:
yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt göstergesi, karbüratör, hava filtresi, emme manifoltu.

Dizel motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır: yakıt deposu, besleme pompası, mazot filtresi, enjeksiyon pompası, enjektör, ısıtma kızdırma bujileri, yakıt göstergesi.

Hava filtresinin görevi, karbüratöre giren havayı süzmek ve ve sessiz emiş sağlamaktır. Hava filtresinin tıkanmasını önlemek için basınçlı hava ile temizlemeliyiz. Öte yandan, hava filtresi tıkalı olan motor zengin karışımla çalışır. Filtre yine de temzilenmeden motor hala çalıştırılırsa motor boğulur.

Karbüratör, emme manifoltu üzerindedir ve sadece benzinli motorlarda olur. Benzin-Hava karışımını ayarlar. Karbüratörün karıştırma oranı 1/15'tir.

Jikle devresinin görevi, soğuk havalarda motorun çabuk çalışmasını sağlamaktır. Jikle devresi karbüratörde bulunur. Jikle kelebeği, karbüratörün hava giriş deliği önünde bulunur.

Yağ filtresi yağı süzer ve temizler.

Silindir içindeki yanmış gazlar egzostmanifoldu ile dışarı atılır.

Egzost susturucusu, basınçlı olarak çıkan yanlış gazların sesini azaltır. Eğer aracın egzostundan fazla ses çıkıyorsa susturucu patlak olabilir.

Supap ayarı, en önemli motor ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak ayar olarak ikiye ayrılır.

Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en önemli noktalardan biri hava filtresini kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle kışlık pozisyonuna çevirmektir.

Araçta yakıt ikmali yapılırken motor stop edilir.

Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile motorun hala çalışmasını sağlayan devre rölanti devresidir.

Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa motor tekleyerek çalışır.

Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti ayarıdır.

Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz pedalına sonuna kadar basılarak marş yapılır.

Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre de bakılmalıdır.

Araç kulanırken yakıt tasarrufu için

hava filtresi temizlenmeli,
Karbüratör ayarları yapılmalı,
Jikle devresi açık unutulmamalıdır,
Rölanti yüksek olmamalıdır,
Eskimiş bujiler temizlenmeli,
Lastik hava basınçları normal olmalıdır,
Fren ayarlarının sıkı olmaması,
Uygun viteste gidilmesi,
Debriyaj kaçırması olmamalıdır,
Saatte 90/100 km hızın geçilmemesi
gerekmektedir.

Aracın fazla yakıt yaktığını anlamak için eksozuna bakılır. Eğer egzost rengi siyahsa fazla yakıt yakıyor olabilir.

 YAĞLAMA SİSTEMİ



Yağlama sisteminin parçaları:

Karter-yağ pompası,
Filtre,
Gösterge,
Seviye çubuğu,
Yağ kanallarıdır.

Motorda yağın bazı görevleri:

Sürtünmeyi azaltmak,
Aşınmayı önlemek,
Silindir ve segmanlar arası boşluğu doldurup sızdırmazlığı sağlamak,
Soğutmaya yardımcı olmak,
Aşınmadan dolayı oluşan pislikleri temizlemektir.

Karterin önemli görevlerinden bazıları:

Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa depoluk etmektir.

Araçta motor yağı kontrol edilirken kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ çubuğuyla ölçülür, ve yağın seviyesi yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır. Yağ seviyesi normalin çok altında iken motor çalıştırılırsa motor ısınır ve yanar.

Motor yağı değiştirilirken motor sıcak olmalıdır.

Motorlarda genellikle 20-50 W numara motor yağı kullanılır. Motorun yağı karterin altındaki tapa açılarak boşaltılır. Yeni motoryağı ise süpap muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan doldurulur.

Motor yağı ve yağ filtresi belli km'lerde mutlaka değiştirilmelidir.

Motorda yağ basıncı yoksa,

yağ yok,
filtre tıkalı,
yağ pompası arızalı,
ya da yağ müşiri arızalı olabilir.

Motorun yağ eksiltmesinin sebeplerinden bazıları:

Kartercontasnın yırtılması,
sekman ya da silindirlerin aşınması,
karterin delik olması,
tapadan yağ sızdırmasıdır.

Yağ yakan motorun eksoztundan mavi duman çıkar.

Marşa basılıp motor çalıştırıldığında yağ lambasının sönmesi gerekir.
Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup olmadığı motor yağ göstergesinden takip edilebilir.
Motor çalışırken yağ göstergesinde anormallik görülürse motor hemen durdurulur.

 SOĞUTMA SİSTEMİ



Su ile soğutma sisteminin bazı parçaları:

Radyatör,
Vantilatör,
Devir daim pompası,
Termostat,
Hararet (ısı) gösterici,
Hararet (ısı) müşiri,
İlave su kabı,
Fan motorudur.

Radyatör, soğutma suyuna depoluk eder. radyatörün altında su boşaltma musluğu vardır.

Termostat silindir kapağı su çıkışındadır. Motorun sıcaklığını çalışma sıcaklığında sabit tutar.

Devir daim pompası vantilatör kayışından hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su kanallarına yollar.

Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı motordan ayıran bir diğer özellik hava soğutmalı motorda radyatör ve su pompasının olmamasıdır.

Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır. Vantilatör kayışı hareketini krank mili kasnağından alır ve vantilatör kayışı devir daim pompası ve alternatörü (şarj dinamosunu) çalıştırır. vantilatör kayışı koparsa motor hararet yapar.

Soğutma sisteminde su azalıyorsa

silindir kapak contası arızalı veya radyatör delik,
radyatör kapağı bozuk,
radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı veya delik,
kalorifer hortumları delik veya
termostat arızalı olabilir.

Motorun hararet yapmasının nedenleri:

->Radyatör peteklerinin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
->uygun vites ve hızda gidilmemesi,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır

Radyatöre konacak suyun seviyesi peteklerin üzerinde olmalıdır.
Çok sıcak motora rölantide çalışırken ılık ve kireçsiz su konur.
Motor bloğundaki su kanalları pastan ya da kireçten tıkanmış ise motor fazla ısınır.
Radyatöre konacak suyun içilecek temizlikte ve temiz su olması gerekir.
Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa, termostat arızalıdır.
Donmayı önlemek için radyatöre antifriz ilave edilir.
Termostatı sökülmüş motor, gereğinden soğuk çalışır aşınmalar artar ve verim düşer.
Motorun çok sıcak çalıştırılması motoru çekişten düşürür.
Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su konursa silindir kapağı ve blok çatlayabilir.
Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı ıslak bir bezle tutulup hafifçe gevşetilir ve buhar tamamen atılınca radyatör kapağı açılır.

Araçta ısı (hararet) göstergesi çalışmıyorsa ısı müşiri arızalı olabilir.
Motor, çalıştıktan sonra çalışma sıcaklığına gelmiyorsa kalorifer hortumlarında kaçak olabilir.
Motor ısısının aniden yükselmesinin sebebi kayış kopması olabilir.

MARŞ SİSTEMİ



Marş sistemi motora ilk hareketi verir.

Parçaları:

-akü,
-kontak anahtarı,
-marş motoru,
-volan dişlisidir.

Marşa basıldığında marş motorunun bediks dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle kavraşır ve volanı döndürür.

Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir.

Marş durumunda marş motoru hiç dönmüyorsa:
akü bitik,
akü kutup başları gevşek,
akü kutup başları oksitli,
marş otomatiği arızalı,
marş motoru sargıları arızalı ya da sigortası atık olabilir.

Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlidi, marş motoru ve marş dişlisi zarar görür.

Marşa basıldığında marş motoru dönmez, korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup başlarında olabilir.

Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.

Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.

Marşa basma süresi 10-15 saniyedir. Fazla basılırsa akü biter.

Marş yapıldığında tık diye bir ses gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü kutup başları gevşek olabilir.

Vantilatör kayışı hareketini volant kasnağından alır ve pervaneyi -devirdaim pompasını- şarj dinamosunu çalıştırır. Kayış koparsa vantilatör pervanesi - devirdaim pompası ve şarj dinamosu hareket.

ŞARJ SİSTEMİ

Şarj sistemi, motor çalışmaya başladığı andan itibaren aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.

Şarj sisteminin parçaları:

alternatör,
konjektör (regülatör),
şarj lambası,
vantilatör kayışıdır.

Alternatör, krank mili kasnağından vantilatör kayışı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir. Bazı araçlarda alternatör değil, şarj dinamosu bulunur.

Konjektör (regülatör), alternatörün ürettiği elektriğin volt ve akımını ayarlar. Aracın devri arttıkça alternatörden çıkan akım ve voltajı ayarlar, tesisata ve aküye gönderir.

Şarj lambası, şarj sisteminin çalışmadığını ikaz eder. Yani alternatör, konjektör vs. arızasını belirtir.

Bir araç için gerekli elektrik enerjisini şarj sistemi sağlar.

Akü, motor çalışmazken ışık ve özel elektrikli alıcılatrı besler.

Vantilatör kayışı çok sıkı ise alternatör yatakları bozulabilir.

Vantilatör kayışının koptuğu "ilk olarak" şarj ikaz lambasından anlaşılır.

Motor çalışırken ayağımızı gaz pedalından çekince far ışıkları zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.

Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek olabilir ya da alternatör kablo bağlantıları gevşek veya alternatör kömürü aşınmış olabilir.

Aracın durdurulup kontağın hemen kapatılması gereken hallerden bazıları:

- Şarj ikaz lambasının yanması.
- Motordan ani bir sarsıntı ya da ses gelmesi.
- Yağ lambalarının yanmasıdır.

Konjektör ayarı bozuksa akünün su kaybı çok olur.

Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya akü su kaybı fazlaysa veya konjektör arızalı olabilir.

Marşa basılıp motor çalıştığında şarj ikaz lambası sönmelidir.

 AYDINLATMA VE İKAZ SİSTEMİ

Aydınlatma sisteminde, sigortalar, kablolar, farlar, park lambası, sis lambası, plaka lambası, gösterge lambası, iç aydınlatma lambası, bagaj aydınlatma lambası, gibi lambalar vardır.

İkaz sisteminde, sinyaller, fren ikaz lambaları, geri vites lambası, korna bulunur.

Her elektrik elemanı gibi araçlarda bulunan aydınlatma ve ikaz sistemi gibi elektrikli devrelerde de:
akü, kablolar, kablo bağlantıları, sigortalar, açma kapama düğmeleri ya da kolları, ve alıcı olarak da ampuller bulunmaktadır.

Bu sistemlerin en önemli arızaları:
kısa devre,
kablo kopukluğu,
akü bitmesi,
akü kutup başı oksitlenmesi veya akü kutup başı gevşekliği,
ampul yanması,
sigorta atması,
anahtarların arızalanmasıdır.

Fren müşiri ikaz sisteminin bir parçasıdır.

Farlardan bir kısmı ya da hiçbiriyanmıyorsa, sigortası atık olabilir.

Flaşör arızalanınca sinyal lambası yanmaz.

Sigortalar atıksa bunun yerine aynı amperde sigorta takılır.

Far anahtarı bozuksa farlar yanmaz.

Isı göstergesi çalışmıyorsa, ısı göstergesi müşiri arızalı olabilir.

Aracın fren lambaları yanmıyorsa, fren müşiri arızalı olabilir.

Fren lambalarından biri yanmıyorsa, yanmayan lambanın ampulu yanmış olabilir.

Farların bakımı yapılırken, far ayarı yapılır.

Farlardan biri sönük yanıyorsa far kablo bağlantısı gevşemiş veya paslanmış olabilir.

Sigortanın görevi, kısa devre olduğunda sistemi korumaktır.

 GÜÇ AKTARMA ORGANLARI

Güç aktarma organları sırasıyla:

Debriyaj, vites kutusu, şaft, diferansiyel, akslar, tekerleklerdir.

Difarensiyelin görevi, gücü arttırmak, kendine gelen hareketi 90 derece kırıp akslar yardımıyla tekerleklere iletmek, virajlarda içteki tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek kolay ve rahat viraj almayı temin etmektir.

Kavrama (debriyaj) motorla vites kutusu arasındaki irtibatı keserek vites değiştirme olanağı sağlayan aktarma organıdır.

Akslar, diferansiyelin hareketini tekerleklere iletirler.

Vites kutusu, aracın hızını ve gücünü ayarlar.

Araç hareket halindeyken ayağımız debriyaj pedalı üzerinde devamlı durursa debriyaj balatası aşınır.

Aracın ilk çalışması esnasında bir miktar gaz verildikten sonra debriyaj pedalına sonuna kadar basmanın faydası vardır.

Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj kaçırır. Debriyaj teli koparsa araç vitese geçmez.

Vites değiştirirken debriyaj pedalına basılır.

Araç geri vitese takılmak istendiğinde takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak çekilip yeniden basılır.

Aktarma organlarında yağ olarak, dişli yağı kullanılır.

Vites değiştirirken ses geliyorsa, debriyaja tam basılmamıştır.

Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyajbalatasını sıyırabilir.

Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve yağ kaçağına dikkat edilir.

LASTİKLER

Lastiklerin yeri, her altı ayda bir ya da her 10.000 km'de yer değiştirilerek aşınmalar denklenmelidir.

Lastiklerdeki ağırlık dengesinin bozukluğu demek olan balans oluşursa araçta titreşim oluşur. Bu titreşimler en çok direksiyon simidinde hissedilir.

Lastik değiştirilirken kriko takılınca el freni çekili olmalıdır.

Lastiklere normalden az hava basılırsa lastikler sürekli olarak ortadan aşınırlar ve araç titrer. Aracın lastikleri araca binileceği zaman kontrol edilir.

Dubleks lastik iç lastiği olmayan lastiktir.

Karlı havalarda zincir çekici tekerlerin ikisine de takılır.

Isınmadan dolayı lastik hava basıncı artmışsa hiçbirşey yapılamaz.

Latiklerin üzerindeki rakamlar lastikebatlerını belirtir.

Bir tekere dubleks, diğer tekere şamyellilastik takılırsa araç bir tarafa çeker.

Bijonların temizliği kuru bezle yapılır.

FRENLER

Araçta el freni duran aracı sabitlemek için kullanılır. El freni kopmuş ise el freni tutmaz. El freni çekili durumda unutulup yola devam edilirse kampanalar ısınır ve fren tutmaz.

Araç üzerinde 3 tip fren bulunur:

-Motor freni (kompresyon freni)
-Ayak freni
-El freni

Ayak freni 3 tiptir:
-Hidrolik fren
-Havalı fren
-Karma fren

Fren sisteminin bazı parçaları şunlardır:

-Fren pedalı
-Merkez pompası
-Fren boruları
-Tekerlek silindirleri
-Fren diski
-Fren balatası
-Kampanalar
-Fren ayar sistemleri

Havalı frenli bir araçta üsttekilere ilaveten hava tüpü ve kompresör bulunur.

ABS frenin avantajları, frenlerken direksiyon hakimiyetini bozmaması ve fren mesafesini kısaltmasıdır.

Fren yapılmasına rağmen aracın hızı azalmıyorsa, fren hidroliği yok veya azalmış hatta fren ayarları gecşek olabilir. Fren sistemine yağ sızmış olabilir. Fren sisteminde kaçak olabilir.

Soğuk havalarda el freni çekil durumda bırakılırsa fren balataları donarak yapışır.

Fren sisteminde hidrolik azalmışsa hidrolik yağı ile takviye edilir.

Ayak frenine basıldığında ön ve arka tekerlekler birlikte durur.

Araç çalışıyor fakat hareket ettirilemiyorsa el freni çekik olabilir.

Aracın kampanaları aşırı ısınmışsa fren ayarları bozuk olabilir.

Ön lastiklerin biri yeni biri eskiyse frenlerken araç bir tarafa çeker.

Westinghouse tipi frenli bir arabada hareket halinde iken motor stop ettirilirse asla fren tutmaz.

Hava frenli araçta hava basınç göstergesi basınç göstermiyorsa araç olduğu yerden kaldırılamaz.

 ÖN DÜZEN SİSTEMİ

Ön düzen sistemi, aracın dönüşünü sağlar. Direksiyon simidi, direksiyon mili, sonsuz dişli, sektör dişli, rot, eğri rot, kısa rot, rotbaşı bu sistemin bazı parçalarıdır.

Direksiyon kutusu yağı kontrol edilmelidir. Araçta çekme, gezme vs. varsa servise gidilmelidir. Kamber/ Kaster/ King-pim/ rot ve direksiyon kutusu ayarları gibi ayarları vardır. Ayarsızlık ve dişlilerin aşınması, direksiyon boşluğu artırır.

Ayrıca rot başlarının aşınması ile direksiyon kutusu arızaları da direksiyon boşluğunu artırır.

Ön düzen ayarları bozuksa ön lastikler içten ve dıştan aşınır.

Direksiyon zor dönüyorsa lastik hava basıncı normalden azdır.

 SÜSPANSİYON SİSTEMİ

Süspansiyon sistemi, araç tekerlerinin aracın şasi ve gövdesiyle birleştirildiği sistemdir. Yaylar (helezon yay), yaprak yaylar (makaslar) ve amortisörlerden oluşur.

Helezon yaylar otomobil türü araçlarda makaslar ise genellikle ağır hizmet araçlarında kullanılır.

Yaylar, yoldan gelen darbe titreşimleri üzerine alır. Yayların salınımını amortisör kontrol eder.

BAKIMLAR

Günlük bakımda motorun yağına, suyuna, fren hidroliğine, yakıtına, lastik hava basınçlarına, ışık ve ikaz sistemlerine bakılır.

Haftalık bakımda vantilatör kayışı gerginliği, akü bakımı yapılır.

Akü bakımı yaparken akü dış yüzeylerinin ve kutup başlarındaki oksitlerin sodalı su ve sıcak su ile temizlenmesine, plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ilave edilmesine, eleman kapak deliklerinin açık tutulmasına, kışın akü donmasın diye akü tam şarj ettirilir, dijital göstergeli araçta asla akü takviyesi yapılmaz.

Akü kendiliğinden boşanıyorsa akünün üst kısmında pislik birikmiştir.

Kısa devreden dolayı yangın olursa akü kutup başları çıkarılır.

Akü 2 kutp başı arasında her iki kutup başına değen bir madeni parça konsa akü kısa devre olup patlar.

Yağlı tip hava filtresinin bakımı yapılırken sökülen parçalar gaz yağı ile temizlenir.

Yeni bir araçta 0-2000 km arası ilk kullanım süresine rodaj denir. Rodaj süresi çalışan parçaların birbiriyle alışma süresidir. Rodaj süresince aşırı sürat yapılmaz, ani duruş kalkış yapılmaz, motor tam güç konumunda çalıştırılmaz, uzun süre sabit hızda gidilmez.

 DİZEL MOTORA AİT BAZI BİLGİLER

Dizel motorlarda silindire sadece hava doldurulur ve yanma sıkıştırılmış havanın üzerine enjektörden yakıt püskürtülmesiyle sağlanır.

Dizel motorların yakıt sisteminde günlük yaplacak işlerden biri mazot-su ayırıcısı veya filtre ya da yakıt deposundan yakıt sisteminin suyunun alınmasıdır.

Dizel motorlarda yanma enjektörden yakıt püskürtmekle olur. Enjektörler kendilerine enjeksyon pompasından gelen mazotu silindirlerdeki sıkıştırılmış havanın içine püskürterek yanmayı sağlarlar.

Enjeksyon pompası, besleme pompası ile depodan gelen yakıtı basınçlı olarak enjektörlere yollar.

Dizel motorun çalışmamasının bir nedeni, hava yapmış olmasıdır. Hava yapmanın nedenleri:
-yakıtın bitmesi,
-boru ve rekorların gevşemesi,
-yakıt borularının sökülmesi,
-filtrenin temizlenmesi veya değişmesidir.

Dizel motorlarda egzost dumanı siyah çıkıyorsa yakıt pompasına, enjektöre ve hava filtresine bakılır. Ayrıca dizel motorlarda marş yapıldığında marş motoru dönüyor ancak motor çalışmıyorsa yakıt filtresi de takılı olabilir.

Özellikle soğuk havalarda dizel motoru kolay çalıştırabilmek için kızdırma bujileri kullanılır.

İLK YARDIM

İLK YARDIM NEDİR?

İlkyardım, hasta veya yaralı kişiye, daha ciddi bir tıbbi yardım uygulanmadan önce yapılan ilk bakımdır. İlkyardımın amacı, durumun kötüleşmesini önlemek için aktif olarak müdahale etmek, yaşam desteği sağlamak, yaralının etkin tedavisini başlatmak, zararı en aza indirmek ve yaşam kaybını önlemektir. İlkyardım tıbbi bakımın bir alternatifi değildir. 

Ancak ilkyardım eğitimi alan kişiler, durumu ve aciliyetin derecesini tayin etme ve profesyonel tıbbi yardım ulaşana kadar yapılabilecek en doğru şeyleri belirleme yeterliliğine sahiptir.Yaralanmanın, ölüm olaylarının dördüncü ana nedeni olduğu düşünülürse, ilkyardım eğitiminin gerekli olduğu çok açıktır. Düşmeler en sık rastlanan yaralanma sebebidir. 

Ancak trafik kazaları en ölümcül olanıdır. Yaralanma ölümlerinin %22'si trafik kazaları sonucu oluşmaktadır.İlkyardım inceleme ve araştırmayla başlar. Bir yaralıya yaklaşmadan önce olay yerinde, yaralı ve kurtarıcının hayatını tehlikeye atabilecek faktörlerin önlenmesi gerekir. Daha sonra yapılan ilk inceleme, yaralının hayatını kurtaracak işlemlerin hemen uygulanmasının gerekip gerekmediğini belirler. UNUTMAYIN ZAMANINDA YAPACAĞINlZBASİT VE ETKİLİ BİR YARDIMLA, HASTA YA DA YARALININ HAYATINI KURTARABİLİRSİNİZ. 

İLKYARDIMIN TEMEL AŞAMALARI:

İlk önce yaralının genel sağlık durumu değerlendirilir. Yaralının omuzlarına hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadığı saptanır. 

Derhal ambulans çağırılır. 

Yaralı, boynu ve başı sabit tutularak sırt üstü yatırılır. 

Yaralının bilinci kapalı ise çenesi yukarı kaldırılarak başı geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatması önlenir. 

Yaralının nefes alıp almadığına bakılır. Nefes almıyorsa ağzından veya burnundan suni teneffüs yapılır. Nefes verirken göğüs kalkıyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarında akciğerlerden hava boşalması beklenmelidir. 

Kan dolaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için nabız kontrol edilir. Nabız, adem elması ve boyun kası arasındaki bölgeye, üç parmakla hafifçe bastırılarak kontrol edilir. 

Yaralının nabzı yoksa kalp masajına başlanır. Temel yaşam desteği tek kişi ile yapılıyorsa 15 kalp masajı ve 2 tam nefes şeklinde tekrarlanarak uygulanmalıdır. İki kişi ile ise 5 kalp masajı 1 nefes şeklinde uygulanır. Temel yaşam desteği, sadece solunumu ve kan dolaşımı durmuş kişilere uygulanır. 

Eğer nabız var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir. 

Solunum ve kan dolaşımı sağlandığında temel yaşam desteği kesilmelidir.

SOLUNUMUN DURMASI

Yapay solunumun en basit ve etkili metodu, hastanın akciğerlerine kendi nefesinizi güçlü bir şekilde üflemektir. Ağızdan ağıza solunum, solunumu çok zayıf ve düzensiz olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verişinizi, hastanın nefes verişine göre ayarlamanız gerekir.

En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra, ağızdan ağıza solunuma başlayın. Bu sırada hasta, sert bir zeminde, sırtüstü yatmalıdır. 

Eğer boyun yaralanmasından şüphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanın başını çene kemiğinden yukarı doğru çekerken diğer elinizle de alnına bastırarak başın geride kalmasını sağlayın. Eğer boyun yaralanmasından şüpheleniyorsanız, hastanın başına veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanın başını sarsmadan sadece çenesini nazikçe kaldırarak nefes borusunu açmaya çalışın. 

Eliniz hastanın alnındayken başparmağınız ve işaretparmağınızla burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine yerleştirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin. Her nefeste hastanın göğsünün kalktığını görmelisiniz. 

Hastanın göğsü genişlediğinde nefes vermeyi kesin. Ağzınızı çekin ve yüzünüzü hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylelikle kulağınız hastanın ağzı seviyesinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden havanın çıkışını dinleyin ve göğsün inişini izleyin. Daha sonra solunum işlemlerini tekrarlayın. 

Hastanın bilek veya boyun damarından nabzını kontrol edin. Eğer nabız yoksa ve kalp masajı eğitiminiz varsa kalp masajına başlayın. Buna hasta kendiliğinden solunuma başlayıncaya veya tıbbi yardım gelene kadar devam edin. 

AĞIZDAN BURUNA SOLUNUM

Eğer hastada yüz yaralanması varsa kişinin ağzına nefes vermekte zorlanırsınız. En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra hemen ilkyardıma başlayın. 

Kişiyi sert bir zemin üzerinde sırtüstü yatırın.

Bir elinizi hastanın çene kemiğine yerleştirip, yukarı doğru kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyun ve çeneyi yukarı doğru iterken alnı aşağı doğru bastırarak hastanın başına pozisyon verin.

Derin bir nefes alın ve ağzınızla hastanın burnunu kapatın.Hastanın ağzını da çenesini iterek kapalı tutun. Hastanın burnuna kuvvetle nefesinizi verin. Ağzınızı çekin, hastanın çenesini açın ve havanın çıkışına izin verin. Bu işlemi 5 saniyede bir tekrarlayın. 

BEBEKLERE VE ÇOCUKLARA SUNİ TENEFFÜS

Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs işlemi yetişkinlerdekine benzer, sadece ağzınızla çocuğun hem ağzını hem de burnunu kapatmalısınız. Çocuğun başını çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tıkanabilir. Nefesleriniz daha yumuşak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes), bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocuğun göğsü kalkmaya başlayınca nefes vermeyi kesin. Her nefes veriş öncesinde yeniden nefes alın.

KALP KRİZİ

Kalp krizi yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarların daralması veya tıkanmasına bağlı olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu oluşur. Eğer bu kan ve oksijen yetersizliği uzun sürerse kalp kaslarının bir bölümü ölür.Kalp krizi belirtileri, aşağıdakilerden birkaçını ya da hepsini içerebilir. Santral göğüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basınçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sırt ortası ve mideye vuran göğüs ağrısı, aşırı terleme, bulantı, kusma, yoğun halsizlik, akıntı, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tırnaklar ve nefes darlığı. Kalp ağrısı hazımsızlıkla karıştırılabilir. Eğer ağrınızın sebebinden emin değilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alın. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve aşağıda verilen ilkyardım talimatlarını uygulayın.Kalp krizi tedavisi, hastanın bilincinin kapalı ya da açık olmasına göre değişir.

A) Bilinci Kapalı, Nefes Almayan Hasta:

En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın, daha sonra müdahaleye başlayın. Kişiyi sert, rahat bir yere sırtüstü yatırın. Elinizi hastanın çenesine koyup yukarı kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyup aşağı bastırarak başını arkaya yatırın. 

Hastanın alnındaki elinizin baş parmağınız ve işaret parmağınızla hastanın burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine sıkıca bastırın ve iki yavaş, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alın ki hastaya taze hava verebilesiniz. Göğüs kafesinin yükseldiğini görene dek hava üflemeye devam edin. 

Hastanın göğsü yükseldiğinde hava vermeyi durdurun. Ağzınızı çekin ve başınızı hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylece kulağınız hastanın ağzının üzerinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden hava çıkışını kulağınızla hissedin ve dinleyin ayrıca göğsün alçaldığını gözlemleyin. Bu solunum işlemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün. 

Kişinin bilek ya da boyun atardamarını 5-10 saniye boyunca nabız için kontrol edin. Eğer nabız yoksa, kalp masajı eğitimi aldıysanız kalp masajına başlayın. Suni solunum kalp masajı sırasında da sürdürülmelidir. Bu işlemi tıbbi yardım gelinceye ya da hasta nefes almaya başlayıncaya kadar sürdürün.

B) Bilinci Açık Hasta: 

En yakın acil sağlık kurumunu arayın, ilgiliye olası bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacını iletin. 

Hastayı nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayı zorlaştırır. 

Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevşetin. Hastayı bir battaniye ya da palto ile sararak sıcak tutun. 

Hastayı sakinleştirin ve rahatlatın ama herhangi bir şey yedirip içirmeyin. 

Eğer ambulans bulunamıyorsa hastayı en yakın hastanenin acil servisine götürün. 

Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu başlarsa yukardaki adımları izleyebilirsiniz.

BİLİNÇ KAYBI

Bilinç kaybı sadece koma durumu için geçerli bir tanımlama değildir; aynı zamanda kişinin uykulu, dikkatinin dağınık ve varlığınıza tepki veremediği durumlar için de söz konusudur. Beyin travması (kaza veya darbe sonucu), kan kaybı, oksijensiz kalma (boğulma), metabolik bir hastalık (diabet) veya ilaç nedeniyle zehirlenmeler sonucu oluşabilir. İlk olarak en yakın acil sağlık kuruluşunu arayın sonra ilkyardıma başlayın.Not: Eğer omurilik zedelenmesinden şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Omurilik zedelenmesi söz konusu değilse omurgayı esnetmeden, hastanın başını ve vücudunu eş zamanlı olarak yana çevirebilirsiniz; ancak baş ve vücudun birbirleriyle olan konumlarını bozmayın. Bir insanın bilinci yerinde değilse normal refleksler ve kasların gevşekliği kaybolur. Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin boğazı tıkaması veya ağızdaki yabancı cismin nefes borusunu tıkamasıdır. Nefes borusunu açıp solunumu sağlamış olsanız da asla baygın birisini yalnız ve müdahalesiz bırakmayın.Komaya giren bir insanın nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.

İlkyardım Pozisyonu

Omurilikteki bir hasardan şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Gerekli herşeyi yaptıktan sonra acil tıbbi yardımı beklerken hastayı ilkyardım pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasını sağlayacak şekilde olmalıdır.

Yanına diz çöküp kolunu başının arkasına atın 

Karşı taraftaki kolunu göğsünün üstüne koyun ve bacağını dizinden büküp kendi tarafınızdaki bacağın üzerine koyun 

Dikkatlice başı da vücutla birlikte kendinize doğru bir elinizle döndürün ve diğer elinizle yüzünü koruyun 

Başını geri itin, çeneyi öne çıkarın ki rahat nefes alsın ancak çeneyi vücuttan daha alçakta tutun ve sıcak tutun

YARALANMA VE ŞİDDETLİ KANAMALAR

Yırtılmış bir atardamar nedeniyle çok kısa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir. Şiddetli kan kaybı kişiyi şoka ve bilinç kaybına götürebilir ve eğer durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetişkin bir insan 1.5 litre kadar kan kaybederse ya da bir çocuk yarım litre kan kaybederse, kan kaybı şiddetli kabul edilir.Yaralı bir atardamarın duvarlarındaki kaslar yarayı kapatmak için pıhtı oluşumuyla birlikte kasılacaktır. Eğer pıhtılaşma herhangi bir nedenle gerçekleşmezse kanamanın kontrolü çok daha zor olacaktır. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve ilkyardıma başlayın.Küçük yaralanmalarda kanama kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak derin bir yarada kan o kadar hızlı akar ki pıhtı oluşumuna fırsat kalmaz. İlk yardımın amacı kanı mümkün olduğunca kısa sürede durdurmaktır.

Kişiyi sırtüstü yatırın ve mümkünse yaralı kısmı yukarı kaldırın. Bu kan akışını azaltacaktır.Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay hareket ettirilebilen cisimleri yaranın içinden çıkarın ama derine saplanmış cisimlere dokunmayın. 

Temiz bir bezle yaranın tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basınç uygulayın. Yaranın ağzı açıksa her iki kenarı da birbirine doğru itin. Eğer yaranın içinde herhangi bir şey varsa basıncı cismin çevresine uygulayın, üzerine değil. 

Sağlam ve temiz bir bandajla yarayı sıkıca sarın. Eğer hazırda bir bandaj yoksa bir parça temiz bez kullanın. Turnike kullanmayın. 

Eğer kan, bandajın dışına taşarsa bandajı çıkarmayın. Onun yerine üzerine biraz daha bez koyun ve sıkıca bağlayın

Burun Kanamaları:

Sık rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travması sonucunda burun veya kulaktan kanama, kafatası kırığı olduğunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastırılmalı ve hasta mümkün olduğunca çabuk acil sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.Diğer nedenlerle oluşan kanamalarda, burun deliklerini sıkarak veya üst dudak ile dişetleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirerek basınç uygulanır. Hastayı oturtun ve başını öne eğin. Hastanın sakin olmasını sağlayın ki endişelenerek kan basıncının artmasına sebep olmasın. Burnun üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara rağmen kanama devam ederse hastayı en yakın sağlık kuruluşuna götürün.

KIRIKLAR VE ÇIKIKLAR

Röntgen olmaksızın bir kemiğin kırık olup olmadığını belirlemek her zaman mümkün değildir. Eğer emin değilseniz, yaralanmaya sanki kırıkmış gibi yaklaşın. Eğer kişi çok ağrılıysa, yaralı bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine ağırlık veremiyorsa ya da yarada şekil bozukluğu varsa kırık veya çıkıktan şüphe edin.

Çıkık bir kemiği yerine oturtmaya çalışmayın. Bu sadece bir uzman tarafından yapılabilir. Kolu veya bacağı bulduğunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve yaralıyı hastaneye götürün. Eğer yaralı hareket edemiyorsa ambulans çağırın.

Hastanın birşey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanın kemiklerini genel anestezi altında düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanın kusmasına neden olabilir. Kişiyi sıcak tutun ve şok olasılığı açısından sürekli izleyin.

Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kişiyi olabildiğince az hareket ettirin. Hareket, kırık kemikleri daha da ayırır ve organları yaralayabilir. Açık bir yara varsa temiz bir bez parçasıyla kapatın.

Tespit Uygulaması:

Tespit genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kırığın daha da kötü olmasını engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanın nakli veya tıbbi yardımın gecikeceği durumlarda önem taşır. Tespit malzemesinin sert olması gerekir. Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasını engelleyecek derecede uzun olmalıdır. Tespit, tahtalarla, karton parçalarıyla, gazetelerle yapılabilir. Kırık bir üst kol veya bacak için yaralı uzvu tespit etmeden önce kol ile gövde arasına veya bacaklar arasına destek koymak gerekir. Tespiti bağlamak için bez (bandaj, kravat vb.) kullanın.  

Kırık ön kol:

Hastanın ön kolunu 90 derece açıyla vücuduna yapıştırın, avucu göğsüne gelirken başparmağı yukarı doğru olmalı. Ön kola tespit uygulayın. Tespit dirsekten el bileğine kadar uzanmalı. Tespiti, kırığın altından ve üstünden bağlayın. Ön kolu boyundan geçen geniş bir sargı ile parmakların dirsekten biraz daha yukarı seviyede olmasını sağlayacak şekilde asın.

Yaralı bacağın sağlam bacağa tespiti:

Nazikçe yaralı bacağın dizini düzeltin. İki bacak arasına bezler koyun. Yaralı bacağı diğer bacağa birkaç yerinden bağlayın, ama kesinlikle tam kırık üzerinden olmasın. Eğer iki geniş tespit bulma olanağınız varsa bunları kullanmak en idealidir. Tespitler bacağın tüm uzunluğu boyunca olmalıdır.

Omurga Yaralanmaları

Eğer hastanın boyun veya omurgasında ciddi ağrı varsa, kol veya bacaklarında his kaybı varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmişse omurga kırığı veya çıkığı olabilir. Bu tip vakalarda, hastanın hayatı tehlike altında değilse veya kusmaya bağlı olarak boğulmuyorsa, hastayı kıpırdatmamak gerekir. Eğer hastayı hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalısınız. Beli veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayı kapı, masa, ütü masası veya geniş bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerleştirmelisiniz.

BURKULMA VE GERİLME

Kasta veya tendonlardaki yırtılma, gerilme; bağlardaki veya eklem kapsülündeki yırtılma ise burkulma olarak tanımlanır. Burkulma ve gerilme dokuların aşırı zorlanmasından olur. İki yaralanma için de belirtiler aynıdır. Ağrı, şişme ve morarma... Ciddi burkulmalar sanki kırıkmış gibi tedavi edilmelidir. Ağrı ve şişmeyi azaltmak için soğuk su ya da buz torbası kullanılır. Eklem veya kası, elastik �8� şeklinde bandajla sarın ve 1-2 gün için üstüne bastırmayın. �8� şeklinde bandaj uygulamasını ayak çevresinde 1-2 kez dairesel olarak sarın. Bandajı diagonal olarak ayağın üstünden ve bileğin çevresinden geçecek şekilde bağlayın; bandajı ayağın üstünden aşağı doğru ve ayağın tabanından geçirin. �8� şeklindeki dönüşlere devam edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacağın altı kaplanana kadar bandajlayın; bant ya da klipsle bandajı sabitleyin.

Kaynak : http://www.ilkyardim.org/


Azami Hız Sınırları

1- Kullandıkları aracın cinsine, teknik özelliklerine,

2- Kullandıkları aracın yük durumuna, 

3- Yol durumuna,

4- Hava durumuna ve görüş mesafesine ,

5- Trafik durumuna, göre ayarlamak zorundadırlar. Şehirlerarası karayollarında 90km/s,otoyollarda 120 km/s hızı geçmemek üzere, araçların hız sınırları aşağıyaçıkarılmıştır.İçişleri Bakanlığı hız sınırını otomobiller için 20 km/s arttırabilir.   

Araç Cinsleri Şehir İçi Şehir Dışı Otoyol

Otomobil 50 90 120

Otobüs 50 80 100

Minübüs, Kamyonet, Kamyon 50 80 90

Arazi Taşıtı Ve Motosikletler 50 70 80

Bisiklet ve Motorlu Bisiklet 30 45 Çıkamaz

İş Makinaları, L.T. Traktör, 

Çeken ve Çekilen Araçlar 20 20 Çıkamaz

Servis Freni Bozuk Araçları 

Çeken Araçlarda 15 15 Çekemez


Zorunlu haller dışında şehirlerarası karayolunu kullanan motorlu araçlarda, araç cinsi gözetilmeksizin asgari hız sınırı 15 km. 'dirAraçlrarömork veya yarı römork takıldığında azami hız sınırından saatte 10 km. düşülmesi gerekir.Tehlikeli madde taşımaya mahsus olup, boş olarak trafiğe çıkarılan araçlar, kendi sınıflarına giren araçlara ait hızla sürülebilirler. Servis (ayak- freni bozuk olan araçları çeken araçlar, saatte 15 km. den fazla hızla sürülemezler.

Sürücüler:

1- Kavşaklarla yaklaşırken,

2- Dönemeçlere girerken,

3- Tepe üstlerine yaklaşırken,

4- Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken,

5- Devamlı dönemeçli yollarda ilerlerken,

6- Demiryolu geçitlerine yaklaşırken,

7- Tünellere yaklaşırken,

8- Dar köprü ve menfezlere yaklaşırken,

9- Yapım, bakım ve onarım çalışmaları yapılan yol kesimlerine yaklaşırken,Hızlarını azaltmak zorundadırlar.Aksine bir karar veya işaret yok ise, azami hız sınırı %10' a kadar aşılabilir. Öndeki aracı geçme sırasında geçme şartlarının mecbur  kılması nedeniyle hız sınırı aşılabilir, bir suç oluşturmaz.Hız sınırlarını % 30'dan fazla aşan sürücülerden, suçun işlendiği tarihten geriye doğru 1 yıl içerisinde aynı kuralı 5 defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 1 yıl süre ile geri alınır. Bu süre süre sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçilerek sürücü belgesi almasına mani olmadığı anlaşılanların belgeleri iade edilir.Hız sınırlarının aşılıp aşılmadığını, tespit etmekte kullanılan cihazların yerini tespit veya cihazları bulunduranlar hafif para cezası ve 4 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılar, cihazlarına el konulur.


BAKIMLAR

Günlük bakımda motorun yağına, suyuna, fren hidroliğine, yakıtına, lastik hava basınçlarına, ışık ve ikaz sistemlerine bakılır. 

Haftalık bakımda vantilatör kayışı gerginliği, akü bakımı yapılır.

Akü bakımı yaparken akü dış yüzeylerinin ve kutup başlarındaki oksitlerin sodalı su ve sıcak su ile temizlenmesine, plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ilave edilmesine, eleman kapak deliklerinin açık tutulmasına, kışın akü donmasın diye akü tam şarj ettirilir, dijital göstergeli araçta asla akü takviyesi yapılmaz.

Akü kendiliğinden boşanıyorsa akünün üst kısmında pislik birikmiştir. 

Kısa devreden dolayı yangın olursa akü kutup başları çıkarılır.

Akü 2 kutp başı arasında her iki kutup başına değen bir madeni parça konsa akü kısa devre olup patlar.

Yağlı tip hava filtresinin bakımı yapılırken sökülen parçalar gaz yağı ile temizlenir. 

Yeni bir araçta 0-2000 km arası ilk kullanım süresine rodaj denir. Rodaj süresi çalışan parçaların birbiriyle alışma süresidir. Rodaj süresince aşırı sürat yapılmaz, ani duruş kalkış yapılmaz, motor tam güç konumunda çalıştırılmaz, uzun süre sabit hızda gidilmez.

 

SÜSPANSİYON SİSTEMİ

Süspansiyon sistemi, araç tekerlerinin aracın şasi ve gövdesiyle birleştirildiği sistemdir. Yaylar (helezon yay), yaprak yaylar (makaslar) ve amortisörlerden oluşur.

Helezon yaylar otomobil türü araçlarda makaslar ise genellikle ağır hizmet araçlarında kullanılır.

Yaylar, yoldan gelen darbe titreşimleri üzerine alır. Yayların salınımını amortisör kontrol eder.



Müşteri Destek Numaramız

0 (212) 294-0643

Mail Adresimiz

info@ksk.com.tr - dmrserbest@ksk.com.tr